Altın gol, Z kuşağı neslin yabancısı olduğu bir futbol terimi olmakla beraber, geçmişe dönüp baktığımda ben dahil birçok kişinin futbola olan sevgisini, ilgisini, heyecanını arttıran bir unsurdu.
Altın Gol Nedir?
Bir futbol maçında 90 dakikanın sonunda oynanan 15’er dakikalık uzatmalar esnasında iki takımdan birinin ilk golü atması hâlinde, golü atan takımın hakemin düdüğüne ihtiyacı kalmadan maçı kazanmasıdır. Golün atılmasıyla uzatmaların bitişi beklenmeden maç sonlanır.
İlk Ne Zaman Ortaya Çıktı ve İlk Olarak Hangi Maçta Uygulandı?
Bu kural FIFA tarafından 1993’te tanıtıldı ve ilk kez Avustralya-Uruguay arasında oynanan Dünya Gençler Şampiyonası çeyrek finalinde uygulandı. Maçı Avustralya, Anthony Carbone’nin golüyle 2-1 kazanarak yarı finale yükseldi.
Daha sonra birçok büyük turnuvada uygulanan altın golün ortaya çıkması, takımların stratejilerini, oyun yapılarını, hatta oyuna olan bakış açılarını etkiledi. İngilizlerin “Sudden Death Goal” -Ani Ölüm Golü- diye nitelendirmesinin sebebi, gol atılır atılmaz oyunun bir anda bitmesidir. Ufak bir hatanın dahi telafisi yoktur.
Bu kuralın uygulandığı turnuvalarda da sürpriz sayılacak sonuçlar alınmış, özellikle Türk takımlarının lehine çoğu maç sonuçlanmıştır. Belki altın golün bana sevimli görünmesinin ardında yatan gerçeklerden biri budur.
Türk Takımlarının Altın Gol ile Yüzü Güldü
Bu kuralın uygulandığı dönemde hem A Milli Futbol Takımımız hem Galatasaray bu kural sayesinde önemli zaferler elde etti. 2002 Dünya Kupası’nda Türkiye, Senegal’i İlhan’ın ayağından gelen altın golle 1-0 geçerek yarı finale yükselirken, kulüpler bazında Galatasaray, 2000 senesinde Monaco’da Real Madrid’e karşı uzatmada Jardel’in ayağından bulduğu altın golle Avrupa Süper Kupası’nı kazanmıştır.
Dünya Futbolunda Altın Gol ile Kazanılan Şampiyonluklar
Euro 1996: Almanya, Çekya’yı Bierhoff’un 95. dakikada attığı altın gol ile 2-1 yenmiştir.
Euro 2000: Fransa, İtalya’yı 103. dakikada Trezeguet’nin ayağından gelen altın gol ile 2-1 yenmiştir.
FIFA Konfederasyon Kupası 2003: Fransa, Henry’nin 97. dakikada attığı altın golle Kamerun’u 1-0 yenerek kupayı kazanmıştır.
2001 UEFA Kupası Finali: Normal süresi 4-4 biten maçta Liverpool, Alavés’i uzatmaların 116. dakikasında Delfi Geli’nin kendi kalesine attığı golle 5-4 yenip kupaya uzanmıştır.
Altın Gol Kuralı En Son Ne Zaman Uygulandı?
2003’teki Fransa-Kamerun Konfederasyon Kupası’nda son kez uygulandı. 10 yıllık serüveninin ardından yerini gümüş gole bıraktı.
Gümüş Gol: Uzatma devresinin ilk yarısını önde kapatan takımın, ikinci yarıya çıkmasına gerek kalmadan maçı bitirmesidir.
Bu kural da ilk ve son kez 2004’te Portekiz’de düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda, Yunanistan’ın Çekya’yı 105. dakikada Dellas’ın golüyle 1-0 yenerek finale çıktığı maçta uygulanmıştır. (İlk uzatma devresi biter bitmez maç sona ermiştir.)
2004’ten günümüze kadar gelinen süreçte ne altın ne de gümüş gol uygulanmıştır.
Altın Gol Uygulamasına Neden Son Verildi?
Yıllar boyunca tartışılan bu uygulamayı benim gibi sevip benimseyenler kadar adaletsiz bulanlar da vardı. Ancak ilk zamanlarda oyunun heyecanını artıran uygulama, zaman geçtikçe altın golü yemek istemeyen takımların uzatmalarda daha defansif ve sıkıcı bir oyuna bürünmesine sebebiyet vermeye başlamıştır. Gidişat bu yöne evrilince de FIFA bu kuralı kaldırmıştır.
Esasında altın gol, son zamanlarında takımların uzatma dakikalarını sıkıcı bir oyunla geçirmesini sağlamış olsa da ben bu kuralın kaldırılışını erken bulmuştum. Futbolun sürprizlere açık bir spor olduğunu düşünürsek, futbolun adaletsizliğini altın golü kaldırarak çözemezsiniz. Futbol, altın gol olsa da olmasa da size çok fazla telafi şansı vermez. Zaten o yüzden, altın gol kuralı kalkmış olsa da maçların altın gol kuralı varmış gibi oynanması, zafere giden yolun anahtarıdır.
Altın gol kuralı ayrıca bolca sürprize gebe olan futbol oyununu daha da sürprizli hâle getirdiğinden, belki sürekli kaliteli oyun sunmaz ama maç içindeki heyecanı diri tutar. 2004’ten bu yana uygulanmaya devam etseydi, belki uluslararası birçok kupada şampiyonların adı da değişebilirdi.
Bu Kuralın Kaldırılışı Doğru mu?
Bu tamamen subjektif bir durum.
Sözün özü, FIFA’nın bu kuralı kaldırmasını hatalı bulmamakla beraber, günümüzde bile uygulansaydı futbolun heyecan katsayısını katbekat artıracağına olan inancımdan ötürü ben bu kuralı kaldırmazdım.
Umarım bugün olmasa bile bir gün tekrar bu kural uygulanır.
