Geleceğe Dönüyoruz

Dr. Emmet Brown, beyaz ve “çılgın” saçlarıyla beyaz perdeye arz-ı endam edeli 32 sene oldu. Bizleri kendisine bağlayan seride Marty McFly ile birlikte serüvenden serüvene koştu, zamanla ilgili teorileri seyircilerle buluşturdu.

Henüz zaman makinesini bulamadık ama bugün filme baktığımız zaman filmdeki gelecek öğeleri bizler için bir nevi bildirim niteliğinde. Mesela hoverboard için ümitsiz değiliz. Bağcıkları kendi kendine bağlanan ayakkabı için Nike’ın patent başvuruşu yaptığını biliyoruz. Görüntülü konuşma, üç boyutlu filmler ve robotların hayatımızda gittikçe yer kaplaması keza.

Teknolojiye nasıl bu denli hızlı bir şekilde uyum sağlayabildiğimiz sorusu zihnimi uzun süredir meşgul ediyor. Bundan bir nesil öncesi için mucize olan yeniliklere nasıl bu kadar doğal tepkiler verebiliyoruz gerçekten çok ilginç.

Hepsinden öte, teknolojinin bu kadar hızlı ve düzenli ilerleyeceğinden nasıl emin olabiliyoruz?

Vakti zamanında babamla bu konu hakkında konuştuğumda kendisinin ilginç bir fikri vardı.

Kendisinin gençliğinde adeta fenomen olan Kara Şimşek, bir arabadan çok daha fazlasıydı. Konum buluyor, yer gösteriyor, adeta sahibinin eli ayağı hatta gözü oluyordu. GPS sisteminin gündelik hayatımıza girmesine yıllar vardı ama dizi sayesinde zaten hayatımızın içindeymişçesine kullanmaya başladık. Neler neler yoktu ki KITT’in içinde:

  • Elektronik Sinyal Bozucu
  • Hidrojen Hibrid Motor
  • Kendi Kendine Gidebilme
  • Sağlık Tarayıcı Koltuk
  • Hedefe Yönlenme

Şu an bu teknolojilerin hepsi mevcut. Ütopyalarımız resmen gerçek oldu. Fakat öyle bir halet-i ruhiye içerisindeyiz ki zaten olması gerekiyordu gözüyle baktığımız için adamakıllı şaşırmadık bile.

Günümüzde altın çağını yaşayan dokunmatik ekran teknolojisi hakkında neler diyebiliriz?

Uzun zamandır var olduğunu söyleyebiliriz.

Son 2-3 yıldır sıkça kullanılmaya başlanan dokunmatik ekranların tarihi 1940’lı yıllara kadar dayanıyor.

1945 ile 1950 yılları arasında özel bazı laboratuvarlarda ilk örnekleri geliştirilen dokunmatik ekranlar ticari olarak ilk kez 1975 yılında elektronik bir eğitim sistemi olan PLATO projesinde ortaya çıkmıştı.

Fakat bizim için popüler olması biraz zaman aldı. Çünkü her teknolojik cihazı hemen bağrımıza basmak bizler için biraz sıkıntılı, geliştiriciler için ise kârsız bir durum.

Şu an bu satırları okumanızı sağlayan, büyük nimet, yeni çağın mihenk taşı olan internet için ne söylemeliyiz?

Elimizden düşüremediğimiz, onsuz yapamadığımız, eşimizin dostumuzun yüzünden daha fazla gördüğümüz cep telefonları hakkında neler diyeceğiz?

Çevremize, eskiden izlediğimiz filmlere ve dizilere baktığımızda görüntü daha da netleşiyor. Önceleri “bilim kurgu” öğeleri olan araçlar çoktan hayatımıza girmiş durumdalar.

Aslında bu teknolojilere zaten hazırdık. İzlediğimiz filmler, takip ettiğimiz diziler, okuduğumuz kitapların hepsi bizleri teknolojinin o ihtişamlı atmosferine hazırlamıştı. Sadece önümüze gelecek olan yemeği heyecanla bekliyoruz ve afiyetle yiyoruz.

Peki, şu an “bilim kurgu” saydığımız teknoloji aslında ne durumda? Günümüzden 30 yıl sonra neleri kabullenmiş olacağız? Bunların cevabı da yine izlediklerimizin içinde saklı.

“Yok canım daha neler” evresinden “neler yapılmış neler” evresine her seferinde başarıyla geçiyoruz. Bilgisayar mühendisi bir arkadaşımla bu konu hakkında konuşurken, hocası kendisine Intel’in isterse AMD’yi piyasadan silebileceğini, Intel’in elinde hâlihazırda 10 yıl sonraki teknolojinin bulunduğunu söylemiş. Bir an her sene daha da gelişen, ilerleyen bilgisayar ve akıllı telefon piyasasını düşündüm. Seneye daha iyisinin çıkacağının garantisini kim veriyordu? Dahası, her sene bir önceki modeli yükseltmeyi nasıl başarıyorlar? “Bu sene bir şey yapamadık, seneye inşallah” cümlesini neden duymuyoruz? Kafamda deli sorular var.

Sorular yeni soruların yolunu açıyor, cevaplarsa yeni soruların ufkunda bekliyor. Teknoloji ile sıradan insan arasındaki duvarların köprüye dönüşmesi en büyük umudum. Sevgilerle.

Kaynaklar:

http://filmconcertslive.com/wp-content/uploads/2015/02/BTTF2.jpg

http://www.haberler.com/kara-simsek-dizisinden-gerceklesen-5-teknoloji-6697464-haberi/

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/10/151021_gelecege_donus_2

http://webrazzi.com/2016/03/17/nike-otomatik-bagcikli-yeni-ayakkabisi-hyperadapt-1-0i-tanitti/

 

Son Yazılar

1991 Çorum doğumluyum. Baba memleketi Osmaniye. Babamın mesleği sebebiyle Türkiye'nin dört bir yanında yaşama fırsatım oldu. Ayvalık'tan Beytüşşebap'a ve oradan Mersin'e uzanan yolda ülkemizin her türlü insanı ile iki kelam edebildim. İlköğretim eğitimimi devlet okullarında, lise eğitimimi ise İçel Anadolu Lisesi'nde aldım. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisiyim. İnsanın çıktığı bu uzun ince bir yolda yükünü pek tutmasını sağlayacak her şey hakkında meraklı fakat tembel bir hayat öğrencisiyim.