96 yıl sonra gelen hakimiyet

Türkiye, her dönem çatışmaların arasında kalmış bir ülkedir.

70’lerde sağ-sol çatışması vardı, şimdi de İslam-Laiklik çatışması ortaya çıktı ve bu da ne yazık ki “başı kapalı-başı açık” gibi yanlış olgulara hapsedildi. Zira ülkenin şu anki ve geçmişteki hak etmediği çatışma hallerinin temel sebebi de halkın birbirini yanlış olgular için kırması ve hükümetin de bunu vizyon filmi gibi seyretmesiydi. Esasen, genç kızlarımız ve delikanlılarımız da her an çatışmaya, şimdiki manasıyla trollük yapmaya çok meraklı idi.

Yaklaşık 1.5 ay önce 15 Temmuz’da gerçekleşen darbe girişiminden sonra da Genelkurmay Başkanlığı karargahı başta olmak üzere her yerde “Hakimiyet Milletindir” yazan pankartlar gördük, bunun açıkça dile getirildiği söylemler işittik. Şimdi birkaç soru akıllara gelmezsresized_2f378-cdcb949323e olmaz.

Bunca yıldır “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” Yazanlara karşılık büyük harflerle-araba camlarına dahi- “HAKİMİYET ALLAH(cc)’INDIR!” yazan nesle ne oldu?

Bundan 96 yıl önce 23 Nisan 1920’de Sinop milletvekili Şerif bey, konuşmasının sonunda ne demiş, bakın:

Milletimizin dahili ve harici istiklâl-i tam dahilinde mukadderatını bizzat deruhte ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilân ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum

Yıl 2016, belirtmek istedim…

 

Gelelim ikinci bir vakıaya:

Onca yıl Kemal Atatürk’le barışamadınız,

Yaptığı her şeyde kusur bulup yapmadıklarını uydurup sürüyle iftira attınız,

Ordudaki böcekler Kemalistlerdir, alnı secdeye değen adamdan zarar gelmez dediniz,

“Ne istediniz de vermedik “ itirafında bulundunuz,

“Gel bu özlem bitsin artık “ diye yalvarıp yakardınız

 

E gelmişler işte!

Dibine kadar hem de. Orduna girmiş, tüm sınavlarda ilk sayfayı kaplamış, ekonomini holdinglerle sallamış, devletten her bir şeyi kaçırmış, eğitim sisteminin duayeni olmuş… Tamam, insanoğlu gözünün önündekini görme konusunda eksiktir de, bu kadarına da pes doğrusu!

 

Şimdi ne oldu efenim…

Alnı secdeye değmese de olur bize liyakat lazım”a geldiniz,

“Bu Atatürk fena adam değilmiş, bir şans verelim bari” dediniz,

“Artık kaprislerimizi bıraksak da Gazi Mustafa Kemal’in sonuna Atatürk’ü de eklesek mi be” diye düşündünüz,

Bu adamın bir bildiği varmış,

Kısmen de olsa hâkimiyet gerçekten de millete de verilmeliymiş,

Tarikatlar da kapatılmalıymış noktasına sonunda varabildiniz be kardeşim…

 

Tamam ne olursan ol, ne zaman gelirsen gel de

96 yıl sonrası biraz  geç olmadı mı?

 

Son Yazılar