Alkışlamayı unuttuğumuz kişi: Kendimiz

Biz insanlar, başkalarının başarılarını alkışlamakta cömert, kendi başarılarımızı ise küçültmekte ustayız. “Aslında çok da bir şey değil”, “Herkes yapardı”, “Şansım yaver gitti” gibi cümlelerle emeğimizi görünmez kılar, kendimizi arka plana iteriz. Oysa o başarı dediğimiz şey; uykusuz gecelerin, vazgeçmemek için kendimizle verdiğimiz sessiz savaşların ve defalarca düşüp yeniden kalkmanın sonucudur.Kendi başarılarımızı küçümsememizin altında çoğu zaman kıyas yatıyor. Daha iyisi var diye kendi yolumuzu değersiz sayıyoruz. Ama unutuyoruz: Her yol aynı değil, her yük aynı ağırlıkta değil. Bir başkasının zirvesi, bizim yokuşumuzla ölçülemez. Kendi şartlarımızda ilerlemek bile başlı başına bir başarıdır.Bir diğer sebep de yeterince “hak ettiğimize” inanmamak. Kendimizi eksik hissettikçe, başardıklarımızı da eksik görürüz. Oysa insan, kusurlarıyla birlikte ilerleyen bir varlıktır. Mükemmel olmadan da değerli, tamamlanmadan da başarılı olabilir.Belki de yapmamız gereken şey çok basit: Durup kendimize bakmak. “Bunu başardım” demekten utanmamak. Kendimizi şımartmak için değil, emeğimizi teslim etmek için. Çünkü kendi başarısını göremeyen bir insan, yoluna hep eksik bir özgüvenle devam eder.Kendi başarılarını küçümseme. Kimse senin verdiğin mücadeleyi senin kadar bilemez. Ve bazen en büyük başarı, hâlâ yolda olmaktır.

Son Yazılar

Hayat içinde görünmeyen ve konuşulmayanlar..