Evrim-8.bölüm

26 Mart

Proje hiç ummadığım bir anda farklı bir noktaya geldi. Aslında her ne kadar kendime bile itiraf etmesem de gelmek istediğim nihai nokta burasıydı. Şu anda bunu açıkça söylemekte bir beis görmüyorum. Zira artık o noktadayım. Projenin tamamlanmasına günler kaldı. Tam tamına yedi gün on beş saat yirmi iki saniye… Ortaya çıkacak sonuç tüm insanlığı sarsacak. İnsan en mükemmel haliyle ortaya çıkacak. Steplerde doğrulan ilk primat olan Lusy’den, milyonlarca yıl sonrasının insanına yani Carol’a kadar yaşanan binlerce yıllık macera’nın neticesine şahit olacağım. Bayan S ile onu R-Evolution’a yerleştirdik ve süreci başlattık. Şu anda bunları yazınca aslında ne yaptığımın daha iyi farkına varıyorum. Bir insan üzerinde deney yapmanın etik olup olmadığını tartışıp durmuştur insanlar yıllarca. Buna rağmen bu deneyler hep devam edegelmiştir. Bazıları legal bazıları ise illegal olarak yürümüş gitmiştir. İlaç firmalarının yaptığı bu değil midir zaten. Gel gör ki insanlık benim yaptığım gibi bir deneyle asla karşılaşmadı. İnsanı bu derece dönüştürme becerisini kimse gösteremedi veya bu riski alamadı. Ben cesaret ettim buna sadece. Kendimi seçilmiş birisi olarak görmüyorum ama bir seçilmiş kadar özel olduğumu biliyorum. Yaptığım şey cinayet mi? Tam olarak değil, bir ölüm yok neticede ama başka bir şey olarak uyanmak, önceki halinizin öldüğü anlamına gelmez mi? Olsun yine de bir ölüm yok, Carol bu durumu kavramaktan yoksun olacak, kendisinin olduğu gibi varolduğunu düşünecek ama eski Carol da yok olacak. Ahlakla işim yok benim. Bunu dindar bilim adamları tartışsın. Ben eserimi görecek olmanın heyecanını yaşıyorum.

28 Mart

Bayan S, artık benimle daha yakından ilgileniyor. İçinde gizli kalmış duyguları, onu da doğrudan ilgilendiren bir sırla ortaya çıktı. Ona bu gözle bakabileceğimi asla tahmin etmezdim. Dün gece odama geldi ve onunla birlikte uyuduk. Ne kadar tanıdıktı arzulu bedeni. Yılların verdiği aşinalık bu olsa gerek. Sabah uyandığımda pişmanlık duyacağımı düşünürken kendimi oldukça iyi hissetmeme şaşırdım. Bayan S ummadığım bir kadınlığa sahip. Sanki yanımda gizli bir hazine bulundurmuşum yıllardır da haberim yokmuş gibi. Onunla duygusal bir ilişki yaşamam mümkün değil, ama tamamen duygusuz de değilim ona karşı. Davranışlarıyla bana “Ben istediğin zaman kadınınım, istediğin zaman hizmetçin” diyor. Bu da benim arayışı içinde olduğum şey sanırım. Bir başkasını araya sokmazsam bunun sonsuza kadar böyle gideceğini hissediyorum.

30 Mart

Bayan S ile birlikte adayı ilk kez atla gezdik. Neşesine diyecek yoktu. İlk kez bu kadar canlı görüyorum onu. Yüzüne renk geldi, halleri hareketleri gençleşti diyebilirim. Onun bu enerjisi bana da iyi geldi. Arada evde başka bir kadının daha olduğu aklıma geliyor olsa da ikimiz de bunun üzerinde durmuyorum. Sanki makine de bir deney hayvanı varmış gibi düşünmeye çalışıyorum. Ne Bayan S’de ne de ben de vicdani bir rahatsızlık yok. Daha ziyade yakıcı merak var içimde. Bir kaç tahmin çizimi yapmaya çalıştım. Bayan S de gördü çizimleri mi ve çekinerek çizimlerimi inceledi. Israrla yüzüne bakmama rağmen bir yorum yapmadı. Köpeğe bir isim buldum bu arada. Darwin koydum adını.

Son Yazılar

Yazmak, çizmek peşinde, yanmayı pişmeye tercih eden biri...