Ya Tutarsa?

“UZAKTAN EĞİTİME UZAK KALDIK” diye bir yazı yazmıştım.

Aslında toptan eğitime uzak kalmışız.

Haberimiz yok.

Hep bu gâvur John Dewey midir nedir?

Onun yüzünden…

Tutturmuşlar bir yapılandırmacı eğitim felsefesi diye…

Hâlbuki halis muhlis, yüzde yüz yerli ve milli Nasreddin Hocamızın “Ya Tutarsa?” eğitim felsefesi varken…

Allahtan geçtik bu sisteme de toparladık biraz…

Aaa! Bilmiyor musunuz?

⁎⁎⁎

Üniversiteye giriş katsayısını değiştirdik ya…

Sayıyla yetinmek olmaz…

Müfredatı da değiştirdik…

Yetti mi? Yetmedi.

5 yıl ilkokul, 5 yıl ortaokul, 3 yıl lise eğitimi?

5+5+3?

Yok, kanatlar çok boş kaldı, orta alanda pres yiyoruz, bu taktikle golü görürüz kalemizde.

4+4+4 yapalım biz onu.

LGS? At gitsin.

Gel OKS.

Pardon OKS ne ya? Deterjan markası gibi… Yaz, SBS.

ÖSS neydi? Öğrenciyi Sevme Sınavı. Adında hayır yok, değiştir.

Oldu mu sana YGS – LYS?

Seviye Belirleme Sınavı’ydı değil mi bu SBS? Hani girmeden liseye gidemediğimiz SBS? E benim zamanımda vardı bu sınav, ben girmedim? Ama üniversiteyi bitirdim? Liseye gitmeden üniversiteyi nasıl bitirdim? Seviyesiz mi oldum şimdi? Değiştir, TEOG.

Yok abi ya! Bu da olmadı. TOGG Projesiyle karıştırır şimdi bizim millet, LGS yapalım en iyisi onu.

Ya bu YGS-LYS soğudu şefim, biz onu TYT-AYT ile değiştirelim!

Ha bir de sınava üç ay kala sınav tarihini değiştirelim. Bir ay ileri alalım.

Olmadı.

Sınava iki ay kala öne çekelim sınav tarihini.

Oldu mu?

Oldu, oldu.

Kervan yolda düzülür bizde.

Bu yüzden…

Yok fırsat eşitsizliği varmış da…

Yok köyde internet mi varmış da…

İnterneti olmayan online sınava nasıl girecekmiş de…

İnterneti var ama çekmiyormuş da…

Hadi çekti diyelim, bilgisayarı mı varmış da…

Telefondan da dersler izlenmiyormuş da…

Yok efendim devlet öğrencilere 8 GB internet hediye etmiş ama bizim kullandığımız programda geçerli değilmiş de…

Sınav yerine ödevlerle vize ve final notları verilecekmiş ama öğretmenler daha ödev nasıl verilir onu bilmiyorlarmış da…

Ödevlerin değerlendirilmesinde kullanılan ölçümlerin güvenilirliği Allah’a emanetmiş de…

Yok efendim, üniversitede çalışan öğretim görevlileri bile güvenilir olan ölçümlerin geçerli olamayacağını bilmiyorlarmış da…

Hala sınav sorusu yazmasını bilmeyen öğretmenler varmış da…

Bu kadar zırcahil olabilmek için ancak torpille, hatır işiyle o mevkilere makamlara gelebilmek gerekiyormuş da…

Nepotizm almış başını gitmiş de…

“Bu kadar ödev mi okunur mu ya” diyen öğretmenler varmış da…

Daha öğretmenler sistemi tanımıyorlarmış, teknoloji cahilleriymiş, kendi bilgisizliğini “teknik aksaklık oldu” diyerek kapatmaya çalışıyorlarmış da…

Öğretmenlik özel beceri, bilgi ve yetenekler gerektiren bir uzmanlık mesleği olmaktan çıkmış alelade bir işe dönüşmüş de…

Örgün eğitimle vardığımız sonuç ortadayken uzaktan eğitim uzak kalsınmış da…

Miş miş miş de muş muş muş…

Bak bak bak…

Bırakın bunları.

Biraz olumlu bakın kardeşim!

-Ya tutarsa?

⁎⁎⁎

Son Yazılar