biçare-2.bölüm

Adam uzun bir Parliament sigara uzattı bana. Uzun süredir kaliteli sigara içmediğimden kontrol edemediğim bir hevesle paketten parmağıyla ittirdiği sigara aldım ve cebinden çıkardığı eski model Zippo çakmağıyla dudaklarıma sıkıştırdığım sigarayı yakması için başımı uzattım. Çakmağı biraz fazla yaklaştırdığından ateşin sıcaklığını olduğu gibi yüzümde duydum. Sonra bunu kasten yapıp yapmadığını anlamak için yüzüne baktım ama kendinden memnun bir ifadeyle parlayan yüzü böyle bir ipucu vermedi bana. Fazla önemsemeyerek onun da sigarasını yakmasını izledikten sonra sırtımı banka vererek denizi izlemeye başladım. Oldum olası şu anlamsız maviliği izlemek keyif vermez bana. Ürperti ve iğrentiden başka… Çünkü özellikle çok bunaldığımda kendimi denize düşerek ölüyorken hayal ederim. Denizin o kavrayıcı ve akışkan karanlığında dalından kopmuş bir yosun yaprağı gibi usul usul dibe doğru gittiğimi getiririm gözlerimin önüne. Elbiselerim usul usul dalgalanır, saçlarım deniz bitkileri gibi bir oyana bir bu yana savrulur, yüzümde donuk bir ifadeyle öylece dipsiz bir derinliğe doğru akarım. Bu yüzden deniz beni korkutur. Bir camiye gittiğinizde musalla taşında bir tabut görmenin tedirginliği gibidir bu. Tiksinirim, çünkü hep denizin dibinde gezinen lapa gibi canlılar gelir gözlerimin önüne. En çok da ahtapotlar. Yeryüzünde uzaydan gelmiş tek bir canlı varsa eğer o da ahtapottur. Hiç bir tanımlamaya uymaz. Hiç bir kurala genellenemez. Bir o kadar zeki, bir o kadar sinsi. Bu düşüncelerin verdiği hislerle denize bakmaya devam ettim. Adam da bir süre sessizce denizi izleyerek sigarasını içti durdu yanımda. Dumanlarımız birbirine karışıyor her birimizin ruhunu ağzımızdan alıp ortaya seriyordu sanki. Hadi benim içimde yangın vardı da yanımdaki sürekli sırıtan ihtiyarın derdi neydi acaba?

Sigara bitmek üzereydi ama ihtiyar hala konuşmuyordu. Aslında işime de geliyordu bu durum bir açıdan. Sigara ihtiyacımı görüp kalkıp gitmek için iyi bir fırsattı bu suskunluk. Malum ihtiyarların çenesi düşük olur çoğu zaman. Yarım kalmış duyguların, yarım kalmış yaşamların, yarım kalmış isteklerin hatta yarım kalmış pişmanlıkların tatminsizliği ancak çeneye vurur bu yaşlarda. Sigaradan son nefesi de çektikten sonra büyük bir keyifle denize savurdum onu. Beyaz bir sinek gibi giderek denizin üstüne kondu. İhtiyar da bitirmişti sigarasını o da benim gibi denize fırlattı sonra itici ve yapmacık bir tebessümle yüzüme baktı. O an gitmem gereken zamanın tam da o zaman olduğunu hissettim ve ellerimi dizlerime koyarak “Bana müsaade, sigara için teşekkürler” dedim ve onun bir şey demesine fırsat vermeden doğrularak yürümeye başladım.

Tekrardan ellerimi ceplerime sokarak yürümeye başladım. Sıcak daha da artmıştı ya da banktaki gölgeye alışan vücudum sıcağı daha çok hissediyordu şu an. Güneşten oldukça rahatsız oluyor ama elimden bir şey gelmeyeceğini bilerek umursamazca yürüyordum. “Ne garip ihtiyar” dedim kendi kendime elimde olmadan. “Adamın paketindeki bir sigara benim kısmetimmiş. Yapacak bir şey yok. Nenem rahmetli insanın kısmeti ayağına gelir derdi. Bir hikaye anlatırdı bana neydi? Ya da bir yerde mi okumuştum? Yaramaz bir çocuğun ters çevirdiği bir kaplumbağayı serçelerin beslediği ile ilgili. Kaplumbağa mı oluyorum şimdi? Hem de ters çevrilmiş kaplumbağa! Bak bu bana uydu.” Derken yanından geçtiğim bir kadının tuhaf bakışlarından kendi kendime konuştuğumu anlayarak dehşetle sustum.

Halim hiç iyiye gitmiyordu. İnsanın farkında olmadan kendi kendisiyle konuşması yıkıma giden bir aşamaydı. Bakalım irademi kaybetme süreci daha nerelere varacaktı. Kendime kızarak hızlanmaya başladım. Biran önce bir paket sigara alabileceğim bir yer bulmam gerekiyordu. Bir bankın yanından geçtim hızla. Bankta birisi oturuyordu. Ama ne dönüp yüzüne baktım ne de merak ettim. Fakat daha bankı bir kaç adım geçmiştim ki, bir ıslık duydum. Bugün duyduğum melodiyi çalan ıslık… Arkamı döndüm hemen. İhtiyar yüzüne yayılmış abartı gülümsemesiyle bana bakıp elindeki sigara paketinden bir sigarayı ittirmiş bana uzatıyordu.

Devam edecek…

Son Yazılar

Yazmak, çizmek peşinde, yanmayı pişmeye tercih eden biri...