Altın Pirinç Kurtarıcı Mı?

FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi), bu yıl itibariyle altın pirincin aktif kullanımına onay verdi. Peki nedir bu altın pirinç?

GDO ile üretilmiş bir pirinç türü olup, renginin sarı olmasından dolayı “altın” ismini almış. Özellikle Asya’da A vitamini eksikliğinin yüksek seviyelerde olmasından dolayı çocukların kör olması gibi çok ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Normal pirinç, A vitamini içermezken araştırmacılar bunu A vitamini, daha doğrusu onu üreten madde olan beta-karoten içerecek hale getirmişler. Buluş ilk bakışta büyük hayranlık uyandıracak gibi gözüküyor. Fakat unutulmamalıdır ki “insan sağlığı”, buluşun arkasındaki dev bütçeli şirketlerin umurunda değil.

Asya’daki çocukların kurtarıcısı gözüyle bakılan altın pirincin ortaya çıkmasının temel sebebi Asya bölgesinin, A vitaminini içeren besinlerden yoksun olması olarak görülüyor. Bu sorun A vitaminini içeren yapay pirinç üretmekle mi yoksa doğal yollardan daha çok A vitamini içeren sebzelerin üretimiyle mi çözülebilir?

Kötü beslenmenin temel nedeni yoksulluk, eşitsizlik ve eğitimsizliktir. Beslenme uzmanları günde 200 gram sebze tüketen bir kişinin A vitamini eksikliği çekmeyeceğini ortaya koyuyorlar. 300 gram altın pirincin ise yetişkin bir kişinin günlük A vitamini ihtiyacının sadece %20’sini karşılayacağını ortaya koyuyorlar. Bu miktardaki pirinç, bir çocuk için çok fazladır. Filipinler’de okul öncesi dönemindeki bir çocuk ancak 150 gram pirinç tüketir. Bu ise A vitaminini ihtiyacının %10’u eder. Tüm A vitamini ihtiyacını alabilmesi için ise bu çocuk 1,5 kilo pirinç tüketmelidir. Bu da imkansızdır. “Altın pirincin verimliliği normal pirinç kadar olabilir mi? Her damak zevkine hitap edebilir mi?” ayrıca sorulması gereken sorulardan. Diğer yandan altın pirinçte olduğu söylenen ve A vitaminine dönüşecek olan beta-karoten maddesinin biyolojik olarak yararlı olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusudur.

Geçmişte buna benzer yanlış uygulamalarla karşı karşıya kaldık. Örnek vermemiz gerekirse ülkemizde bir dönem guatr hastalığından doğan şikayetlerin sayısı artmıştı. Tedavi ve ilaç masrafları Sağlık Bakanlığı’nı ekonomik olarak zor durumda bırakmaya başlayınca devlet, guatr hastalığının önüne geçmek için tüm ülkede “iyotlu tuz” satımının ve alımının önünü açmıştı. Uzun bir zaman aralığından sonra yapılan araştırmalarda guatr hastalığının görülme sıklığı azalırken bu sefer de iyot elementinin fazla tüketilmesinden dolayı ortaya çıkan “Hashimoto Tiroidi” gibi yeni pek çok hastalığın ortaya çıktığı kanıtlandı.

Tayland’ın alternatif tarım ağı uzmanı Daycha Siripatra’ya göre altın pirinç kötü beslenme sorununu çözmeyecek. Bize şöyle sesleniyor: “Bizi aldatıyorlar. Eğer yoksullar toprağa sahip olsaydı daha iyi beslenebilirlerdi. Yoksulların A vitaminine ihtiyaçları yok. İhtiyacı oldukları T Vitaminidir. Yani Toprak Vitamini. GDO’cuların istedikleri ise P Vitamini. Yani Para Vitamini. Kötü besleme yoksulluktandır.” Günde 73 gram koyu yeşil sebze yaprakları yendiğinde A Vitamini ihtiyacı karşılanmaktadır.  Bu nedenle Asya’da mutfak bahçelerinin geliştirilmesiyle kötü beslenmenin ortadan kaldırılabildiği kanıtlanmıştır.

Burada sorunun çözümü için bizzat tarımcı ve çiftçilerle iletişime geçilmesi, onlarla beraber hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsan sağlığına yapılan her dış müdahale sadece bizi değil bizden sonraki gelecek nesilleri de olumsuz etkileyecek. Beslenme gibi insanın temel gereksinimleriyle ilgili doğan problemler en doğal yöntemlerle çözülmesi temennimizdir.

Son Yazılar

Metin Mamati Yazar:

17 Aralık 1997 yılında Moldova'nın başkenti Kişinev'de doğdu. İlköğrenimini İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan Cezayirli Gazi Hasan Paşa İlkokulu'nda, lise öğrenimini ise yine aynı ilçede bulunan Galata Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Bilişim Teknolojileri alanı "Web Tasarım" bölümünden birincilikle mezun olarak tamamladı. Bugün eğitim-öğretim hayatına, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde devam etmektedir.